Sahada dron kullanımının tam 127 kat artmasıyla askeri doktrinlerin otonom sistemler üzerinden yeniden yazıldığı bir döneme giren Türkiye, savunma sanayiinde dijital esareti reddeden tam bağımsız bir egemenlik modeline geçiyor. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, SAHA 2026 açılışında, algoritması ve verisi yerli olmayan her teknolojinin bir “tekno-feodalizm” riski taşıdığını vurgulayarak, bu tehdide karşı 81 ilde kurulacak dron üretim merkezleriyle topyekün bir teknoloji hamlesi başlattıklarını duyurdu.
Savunma Harcamalarında 2.9 Trilyon Dolarlık Rekor Kırıldı
Küresel savunma harcamalarının 2.9 trilyon dolarla tarihi bir zirveye ulaştığını belirten Bayraktar, yıllık %8,1’lik büyüme oranının dünyadaki güvenlik algısının “varoluş sigortasına” dönüştüğünün kanıtı olduğunu vurguladı. Toplam harcamaların %73’ü sadece 10 ülke tarafından yapılırken, Türkiye %14’lük büyüme hızıyla oyun kurucu bir üretici olarak ağırlığını artırmaya devam ediyor.
Özellikle Avrupa’daki harcamaların %116 artması, kıtanın stratejik özerklik arayışının en somut yansıması olarak değerlendiriliyor.
🔍. İlgili Haber: SAHA EXPO 2026: 81 İlde Dron Üretim Seferberliği Başlıyor
NTE Arz Güvenliği ve Milli Kapasite
Geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerine olan bağımlılığına dikkat çeken Bayraktar, kaynak çeşitliliğinin milli güvenliğin kritik yapı taşlarından biri haline geldiğini ifade etti. Arzın jeopolitik bir silah olarak kullanıldığı bu yeni dönemde, milli üretim kapasitesi devletlerin bekası için hayati bir “dayanıklılık testi” olarak görülüyor.
🔍. İlginizi çekebilir: Savunma Sanayiinde NTE Krizi – Sami Atalan
Yerlilik Oranı Yüzde 83 Seviyesine Çıktı ve 13 Milyar Dolarlık İhracat Rotası Çizildi
Milli Teknoloji Hamlesi ile 2000’lerin başında %20 olan yerlilik oranının %83’e ulaştığını kaydeden Bayraktar, 2026 yılı için 13 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduklarını açıkladı. Bu ekonomik başarının ötesinde, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklıklar ve enerji maliyetlerindeki volatilite, milli üretim kapasitesinin devletlerin bekası için hayati bir “dayanıklılık testi” olduğunu bir kez daha gösterdi. Geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerine olan bağımlılığı ise kaynak çeşitliliğini milli güvenliğin kritik yapı taşlarından biri haline getiriyor.
Dron Üretim Altyapısı 81 İle Yayılıyor ve Yeni Bir Teknoloji Kuşağı Yetişiyor
Haberin en dikkat çeken teknik detaylarından biri olan 81 ilde 81 dron üretim ve eğitim merkezi projesiyle, Türkiye’nin acil durumlarda hızla milyonlarca dron üretebilecek bir altyapıya kavuşması hedefleniyor. Amacın sadece teknoloji üretmek değil, bu teknolojiyi geliştirecek bir “Teknoloji Kuşağı” yetiştirmek olduğunu belirten Bayraktar, askeri yapay zekânın artık sahadaki en yıkıcı kuvvet olduğunun altını çizdi.
Ufuk Çizgisi Gökyüzünün Ötesine ve Uzay Çalışmalarına Uzanıyor
Dünyanın Soğuk Savaş sonrası rafa kaldırdığı nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden açtığı bir dönemde, Türkiye rotasını uzaya çeviriyor. SAHA MUEK ve IAC 2026 süreçleriyle Milli Uzay Programı’nın en güçlü destekçilerinden biri olacaklarını ifade eden Bayraktar, serbest ticaret illüzyonunun bittiği bu yeni düzende tam bağımsızlığın tek yol olduğunu yineledi.
Kaynak: C4defence




































