İçindekiler
FNSS, amfibi hücum harekâtında düşman kıyı savunmasıyla ilk temas görevini üstlenecek İ-ZAHA’yı TEKNOFEST Mavi Vatan 2026‘da ilk kez sergiledi. 8 tonluk İ-ZAHA, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki ZAHA’larla insanlı-insansız takım hâlinde görev yapacak şekilde geliştirildi.
Araç, 20-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kocaeli Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte tanıtıldı. FNSS tarafından tasarlanan ve üretilen İ-ZAHA, suda 7 knot, karada 70 km/s hıza ulaşabiliyor; sahada yaklaşık 40 dakikada değiştirilebilen faydalı yük modülleri sayesinde on farklı görev konfigürasyonunda kullanılabiliyor.
İ-ZAHA’nın Kıyı Savunmasıyla İlk Temas Görevi
Amfibi hücum harekâtında, düşman kuvvetlerin kıyı şeridini mayınlar ve sabit istihkam engelleriyle kapatması, ayrıca makineli tüfek ile anti-tank güdümlü füze mevzilerini kıyıyı gözetleyecek konumlara yerleştirmesi harekâtın en riskli evresini oluşturuyor. Bu engeller çıkış birliklerini yavaşlatarak dar hatlara kanalize ediyor ve düşman ateşinin etkisini artırıyor.

İ-ZAHA’nın görevi, ZAHA’lardan önce düşman kıyı savunmasıyla ilk teması kurmak ve görev yüküne bağlı olarak mayın ile engelleri etkisiz hâle getirerek kıyıyı ZAHA’ların çıkışına hazırlamak. Araç otonom, uzaktan kumandalı veya karma kontrol modlarında çalışabiliyor; bu sayede operatörler görev süresince çatışma hattının dışında kalabiliyor. Platform, ilk temasın ardından çıkışın desteklenmesi ve kıyıbaşının emniyete alınması gibi sonraki evrelerde de rol üstleniyor.
İ-ZAHA Aynı Platformda 10 Farklı Göreve Uyarlanabiliyor
İ-ZAHA’nın aynı platform üzerinde farklı faydalı yük modülleriyle yapılandırılabilmesi, aracın öne çıkan özelliklerinden biri. Sahada yaklaşık 40 dakikada tamamlanabilen modül değişimiyle Ateş Destek, Mayın Temizleme, İstihkam İş Makinası, Elektronik Harp, Keşif, Taktik Aldatma, Dronsavar, Seyrüsefer ve İşaretleme, Lojistik Destek ile Yaralı Tahliye olmak üzere on farklı görev konfigürasyonu mümkün oluyor. Birden fazla varyant aynı harekâtta eş zamanlı görev alabiliyor; ortak platform ve ikmal altyapısı sayesinde lojistik yük azalırken operasyonel hazırlık seviyesi korunuyor.
Platform, 300 beygirlik güç paketiyle 8 tonluk amfibi muharebe ağırlığında 37,5 BG/ton güç-ağırlık oranına ulaşıyor. Bu oran, ıslak kum hattından sert araziye geçişte performansın korunmasını sağlıyor. Bağımsız süspansiyon sistemi manevra kabiliyetini artırırken, seçilebilir lastik seçenekleri farklı zemin koşullarına uyum sağlıyor. Düşük siluet, düşük termal iz ve düşük gürültü seviyesiyle tasarlanan araç, kıyıya yaklaşırken tespit edilme olasılığını azaltıyor; ayrıca yaralı personel ve görev ekipmanı için geniş bir yükleme hacmi sunuyor. Karayolu, demiryolu ve deniz yolunun yanı sıra CH-47F Chinook, Mil Mi-26, C-130 Hercules, A400M, C-17 Globemaster, C-5 Galaxy, An-124 ve Il-76 gibi ağır nakliye helikopteri ve uçaklarıyla da havadan intikal edebiliyor.
İ-ZAHA’da Kumanda Kontrol Sürekliliği Nasıl Sağlanıyor?
Şifreli mesh ağ altyapısı, GNSS/INS seyrüsefer sistemi ve IFF kimlik doğrulama modülü birlikte çalışarak harekât boyunca komuta-kontrol sürekliliğini sağlıyor. Atalet seyrüsefer birimi, uydu sinyalinin kesildiği veya bozulduğu ortamlarda konum kestirimine devam edebiliyor. Doğrudan görüş hattındaki iletişim menzili 3 kilometre; tüm varyantlarda İHA röle desteğiyle bu mesafe artırılabiliyor. Veri bağlantısı kesildiğinde araç önce emniyetli duruş konumuna geçiyor, ardından konfigürasyona göre kayıtlı rota üzerinden geri dönüyor ya da seyrüsefer görevine devam ediyor.

Aracın yapay zekâ destekli görüntü işleme sistemi, kamera akışlarını gerçek zamanlı analiz ediyor ve veriyi radyo bağlantısı üzerinden ileterek kısıtlı bant genişliğine sahip ortamlarda düşük gecikmeli hedef farkındalığı sağlıyor. Tespit edilen unsurlar tehdit puanı, türü ve durumuna göre renkli görseller ve istihbarat kartlarıyla işaretleniyor. Otomatik hedef tespit ve atış kontrol sistemleri, önceliklendirilmiş hedefleri operatöre sunarak angajman sürecini hızlandırıyor. Tespit edilen hedefler zaman damgalı olarak kaydediliyor; sahada tanımlanan yeni bir hedef veya kural anında canlı görüntü akışına yansıtılıyor.
İnsansız amfibi araç, Nurol Teknoloji tarafından geliştirilen “Armor Integrity” yapısal bütünlük izleme sisteminin entegre edildiği ilk insansız araç oldu. Mürettebatsız araçta isabet sonrası değerlendirmeyi insan yerine bu sistem yapıyor: etkinin konumu, yönü ve şiddeti sensörlerle tespit ediliyor, etkilenen bölgenin kalan yapısal kapasitesi hesaplanıyor ve zamanla birikebilecek gizli hasarlar izleniyor. Elde edilen bilgi operatör ve komuta zincirine iletiliyor; sistem, anlık veri ve taktik analize dayanarak komutana zayıflayan bölgeyi manevrayla koruma, örtü gerisine mevzilenme, göreve devam veya pasif görev gibi seçenekler sunuyor. Bağlantı kesintisinde veriler yerel olarak depolanıyor ve bağlantı kurulduğunda iletiliyor.

Baybaş Bu Ölçekte Üretim Yapan Firma Sayısının Sınırlı Olduğunu Söyledi
FNSS CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Selim Baybaş, İ-ZAHA’yı FNSS’nin mühendislik kabiliyetlerini, ZAHA’nın sahada kanıtlanmış performansını ve süregelen Ar-Ge çalışmalarını bir araya getiren yeni nesil ağır sınıf insansız amfibi araç olarak tanımladı. Baybaş, bu ölçek ve yetenekte amfibi insansız kara aracı üretebilen firma sayısının dünya genelinde son derece sınırlı olduğunu belirterek, FNSS’nin sektördeki 35 yılı aşkın tecrübesi ve aktif üretim hattıyla farklı platformları eş zamanlı üretebilen az sayıda NATO tedarikçisinden biri olduğunu söyledi.
🔍 İlginizi Çekebilir
Kaynak: C4Defence–FNSS




































