Alplerin doğal korumasından uçak gemilerinde konuşlu Türk İHA’larına uzanan bir stratejik dönüşüm var. İtalya, Avrupa’nın savunma özerkliği ile Akdeniz’deki pragmatik ittifakları arasında denge kurmaktadır. Ayrıca, Roma’nın yeni savunma mimarisi hangi güç dengelerini sarsacak?
İtalya, Güney Avrupa’da Akdeniz’e uzanan Apennin Yarımadası’nda yer almakta olup kuzeyden Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya ile kara sınırı paylaşmaktadır. Ülke, tarihsel süreç içinde Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından çok sayıda krallık, düklük ve kent devletine bölünmüştür. Ayrıca, 19. yüzyılda Risorgimento hareketi öncülüğünde 1861’de İtalya Krallığı olarak yeniden birleşmiştir. 1922-1943 yılları arasında Benito Mussolini önderliğinde faşist bir yönetim sürmüştür. 2 Haziran 1946’da gerçekleştirilen referandumla monarşi kaldırılmıştır. Bunun yanında, cumhuriyet ilan edilmiş ve 1948’de yürürlüğe giren Anayasa demokratik parlamenter sistemi tesis etmiştir. Soğuk Savaş döneminde siyasi yapıya Hristiyan Demokrasi Partisi hakim olmuştur. 1990’lı yıllarda patlak veren Tangentopoli yolsuzluk skandalları ülkenin siyasi dönüşümünü hızlandırmıştır.
İtalya, çift meclisli bir yasama sistemine sahiptir. 2020 anayasa referandumunun ardından Temsilciler Meclisi 630’dan 400’e düşürülmüştür. Ayrıca, Senato ise 315’ten 200 seçilmiş temsilciye indirilmiştir. Hükümet, parlamentodaki çoğunluğa göre kurulmaktadır. İdari yapı bakımından ülke, beşi özel özerk statüye sahip olmak üzere 20 bölgeye ayrılmıştır. Ek olarak, 107 il ile büyükşehir biriminden oluşmaktadır. Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella 2015’ten bu yana görevde olup Ocak 2022’de yeniden seçilmiştir. Başbakan Giorgia Meloni ise Ekim 2022’den itibaren hükümeti yönetmektedir. İtalya, NATO ve Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer almaktadır. Ayrıca, G7 bünyesindeki ağırlığı ve Akdeniz havzasındaki jeopolitik konumuyla uluslararası arenada belirleyici bir aktör olarak öne çıkmaktadır.
Mediterraneo Allargato: Stratejik Hedefler ve Operasyonel Kabiliyet
İtalya’nın stratejik hedefleri coğrafi konumu doğrultusunda şekillenmektedir. Akdeniz’in merkezinde yer alan ve 7600 kilometrelik kıyı şeridine (AB içindeki en uzun kıyı şeridi) sahip olan İtalya, ulusal güvenliğini Cebelitarık’tan Kızıldeniz’e kadar tanımlamaktadır. Ayrıca, Sahel bölgesine kadar uzanan Mediterraneo Allargato (Genişletilmiş Akdeniz) kavramı çerçevesinde hareket etmektedir.

Bu vizyon, İtalya’nın 1985’ten bu yana hazırladığı ilk kapsamlı stratejik belge olan 2015 tarihli Uluslararası Güvenlik ve Savunma dökümanında benimsenmiştir. Söz konusu belge, Avrupa-Akdeniz bölgesini ulusal müdahaleler için öncelikli alan olarak belirlemiştir. Ayrıca, dikkat çekici biçimde İtalya’nın geleneksel temkinli diplomatik dilinden uzaklaşarak ulusal çıkarları gözetmek ve ilerletmek amacıyla yurt dışında silahlı kuvvetlerin konuşlandırılması vurgulanmıştır.
Doküman dört temel konu ortaya koymuştur. Çok taraflı kurumlara destek sağlanmasını önermektedir. Ayrıca, savunma boyutu dahil olmak üzere Avrupa entegrasyonunun derinleştirilmesi öne çıkmaktadır. Güçlü bir transatlantik ilişkinin sürdürülmesi ve Genişletilmiş Akdeniz’de aktif angajman da vurgulanmaktadır. Bu hedefler, her yıl yayımlanan Çok Yıllı Savunma Planlama Belgesi (Documento Programmatico Pluriennale della Difesa) aracılığıyla hayata geçirilmektedir. En güncel versiyon olan DPP 2025–2027, Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa güvenlik ortamında yaşanan yapısal değişimi kabul etmektedir. Buna ek olarak, Akdeniz’in ulusal çıkarların birincil alanı olduğunu doğrulamaktadır.
Ekonomik ve güvenlik hedefleri birbirine sıkı şekilde bağlıdır. İtalya, Cezayir, Libya ve Azerbaycan’dan gelen boru hattı altyapısını kullanmaktadır. Böylece kendisini Avrupa’nın güney enerji geçidi olarak konumlandırmayı amaçlamaktadır. Bu plan, enerji güvenliği, kalkınma iş birliği ve askeri angajmanı bir arada yürütmektedir. Özellikle 14 Afrika ortak ülkesinde bu faaliyetler bir araya getirilmektedir.
Akdeniz, Avrupa, Afrika ve Asya arasındaki dünyanın en yoğun ticaret ve göç koridorudur. Bu bölgenin güvenliği, İtalya için doğrudan bir ulusal çıkar meselesidir. İtalya’nın bölgesel stratejisi, çok sayıda çok taraflı kuruluştan oluşan yoğun bir ağ içinde ilerlemektedir. Ayrıca, üyelik ve aktif liderlik yoluyla yürütülmektedir.
Akdeniz’de Askeri Varlık ve İttifak Mimarisi
İtalya 1949’dan bu yana kurucu NATO üyesidir. Aynı zamanda, İtalya aktif durumdaki üç AB deniz operasyonunun da liderliğini yürütmektedir. Operasyonlar arasında Libya’ya yönelik BM silah ambargosunu uygulayan EUNAVFOR MED IRINI yer almaktadır. Ayrıca Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde savunma amaçlı deniz güvenliğini sağlayan EUNAVFOR ASPIDES ön plana çıkmaktadır. Ve Hint Okyanusu’nda korsanlıkla mücadele eden EUNAVFOR ATALANTA misyonunda da liderdir.
🔍 İlginizi Çekebilir: Mısır: Süveyş Merkezli Savunma Stratejisi
İtalya, 1990 yılında Roma’da kurulan 5+5 Batı Akdeniz Forumu’nun kurucu ortaklarından biridir. Bu forum, savunma, göç ve enerji konularında beş kuzey ve beş güney Akdeniz ülkesini bir araya getirmektedir. Ayrıca, İtalya AB’nin güney üyelerinden oluşan MED7/MED9 grubunda da yer almaktadır.
İtalya Libya’da 2017 tarihli göç iş birliği Mutabakat Muhtırası ve GreenStream doğal gaz boru hattı gibi kritik enerji altyapıları aracılığıyla Batı’nın en derin angajmanını sürdürmektedir. Ayrıca, Kosova’da NATO’nun Batı Bölgesel Komutanlık (Regional Command-West) görevini üstlenmektedir. Lübnan’da ise yaklaşık 1.100 askerle BM’nin UNIFIL misyonuna en büyük Batılı katkıyı sağlayan ülkedir.
İtalya’nın Sahel bölgesindeki angajmanı, Nijer’de ikili MISIN misyonu kapsamında konuşlandırılmış yaklaşık 350 askeri de içermektedir. Akdeniz’de istikrar hedefleri ile etkisini artıran Rusya, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi dış aktörler dikkat çekmektedir. Özellikle Libya ve Sahel’de güçlerini hissettiren bu aktörler arasındaki dengeyi yönetmek İtalya’nın karşı karşıya olduğu en kritik bölgesel zorluklardan birini oluşturmaktadır.
İtalya’nın askeri stratejisi ile ekonomik ve enerji çıkarları birbirini karşılıklı olarak beslemektedir. Dış güvenlik, tek taraflı kapasiteden ziyade NATO ve AB içinde ittifaka dayalı yük paylaşımı yoluyla sağlanmaktadır. Ancak, İtalya’nın kendi silahlı kuvvetleri Akdeniz’de güç projeksiyonu, deniz güvenliği ve kriz yönetimine odaklanmaktadır. İtalyan Donanması bu stratejinin temel taşıdır. Uçak gemisi ITS Cavour ile çıkarma gemisi ITS Trieste gerçek anlamda güç projeksiyonu kabiliyeti sağlamaktadır. İtalya, Naval Air Station Sigonella, Aviano Hava Üssü ve Camp Darby dahil olmak üzere önemli bir NATO ve ABD askeri altyapı yoğunluğuna da ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Camp Darby, Akdeniz lojistiğinin yaklaşık %20’sini yönetmektedir.

İtalya’nın Türkiye ile derinleşen TB3 SİHA tedarik süreci, Akdeniz’deki sınır jeopolitiği ve Leonardo-Baykar iş birliğinin tüm detayları C4Defence dergisinin 156. Türkçe sayısında yer almaktadır.
[İtalya Ülke Raporu: Alplerden Libya’ya İtalya’nın Savunma Hattı Analizi İçin Tıklayınız]
Kaynak: C4Defence




































