Savaşlar ülkeleri devşirir ve derinden etkiler; uluslar kendi kimliklerini bu büyük felaketlerden yaratır. Zaman içinde rahatlık ve konforun etkisine kapılır, savaşların uzaklaştığına inanmak isterler; fakat tarihsel gerçekler insanları bulur. Amerika kıtasında hiç olmayacağı sanılan savaş tamtamları kısa sürede güneyden kuzeye yayıldı. Venezuela vuruldu; Kolombiya dize getirildi ve Grönland sınavı başladı. Dünya medyası sıcak haberlere hızla koşar durumda ve saatlerce süren görsel programlarla gündem değişiyor.
Mekanize Birliklerden Robotik ve Sızma Harekatına
Karadeniz havzasındaki dördüncü yılına ulaşan Ukrayna ile Rusya savaşı tüm hızıyla devam ediyor. Modern savaşların gelecekteki büyük bir “ekolü” olarak izlenmesi gerekliliği, bizi bu yöne odaklanmaya zorluyor. Tarihte öncesi ve sonrası olan önemli bir askeri dönemin içindeyiz. Rus ordusunun 2025 yılı için belirlediği hedefler, Rusya Federasyonunu içine alınan dört eyaletin tamamı ile Odesa koridorunun ele geçirilmesi. Bu hedefe ulaşmak için bölgedeki Rus ordusunun 700 bin askere ulaştığı ve yalnızca stratejik Pokrovsk şehri çevresinde 170 bin askerin toplandığı gözlendi. Sahadaki stratejik değişim, barışın ya da ateşkesin sağlanması öncesinde askeri kazanım elde edilmesi ve Ukrayna güçlerinin toparlanamayacak ölçüde yıpratılmasına yönelik. Taktiksel değişime bakıldığında ise büyük mekanize birlik manevraları yerine daha küçük ölçekli piyade birliklerinin Ukrayna savunma hatları arasından hızla sızarak ilerlemesi tercih ediliyor.
Ukrayna ordusunun 2025 stratejik değişimi, 2023 yılındaki büyük ölçekli taarruz tecrübesi sonrasında harp meydanında savunmada kalmak ve Rus ordusuna derinlemesine saldırılar düzenleyerek Rusların hedeflerine ulaşmasını engellemeye yönelik. Küresel güçlerin devreye girmesiyle ateşkes sağlanana kadar askeri direnç göstermek, diplomatik hedeflerin arasında.
Kısa süreceği hayaliyle başlayan Rusya saldırısı, dört yılın sonunda büyük bir yıpratma savaşına dönüştü ve ne yazık ki her iki tarafın kayıpları hesaplanabilir bir boyuta ulaştı. Belirlediği hedeflere bu yıl sonunda ulaşamayan Rus ordusu ciddi bir yıpranma yaşıyor. 2024 yılında 4.500 km² ilerleyen Rus ordusu, tüm imkânlarını seferber etmesine rağmen bu yıl yalnızca 5.500 km² Ukrayna toprağında ilerleme sağlayabildi. Ukrayna Savunma Bakanına göre geride 400 bin Rus askerinin kayıp verdiği ifade edildi. Gerçek rakamların ise en az 160 ila 200 bin Rus askerinin kaybedildiği, uzmanların ortak görüşü olarak öne çıkıyor. Yaralılar da hesaba katıldığında, bir yıl içinde savaş alanından 400 ila 500 bin Rus askerinin eksildiği ve yeni askere alınanların bu açığı kapatmakta yetersiz kaldığı gözlemlendi.
Bu tablonun en önemli nedenlerinden biri, yıl boyunca taarruzda kalan Rus ordusunun uyguladığı taktiksel yaklaşımı. Ateş gücü yüksek, az sayıda askerin yer aldığı küçük ölçekli gruplarla cephe hattı boyunca sızma gerçekleştirildi ancak kazanılan araziler yeterli zırhlı takviye ile desteklenmedi. Ukrayna savunması derinlemesine konuşlandı ve sızma manevralarına karşı kuşatma ve imha taktiklerini benimsedi. Rus ordusunun kayıplarının yüzde 50’ye varan bölümünün insansız robotik silah sistemleriyle verildiği, nokta atışı imkânı sağlayan güdümlü silahların sahada yaygınlaştığı görüldü. Rus ordusu zırhlı araç kullanımını daha çok savunmada tutmayı tercih etti. Savaşın başından günümüze yaklaşık 35 bin zırhlı tank, muharebe aracı ve personel taşıyıcı kaybının yaşanması, bu araçların kullanımını ciddi biçimde sınırladı. Asıl nedenlerden biri ise hava gücünün harp sahası üzerinde tam bir hâkimiyet kuramaması. Rus Hava Kuvvetlerinin yaklaşık 400 uçak ve 350 helikopter kaybı verdiği, bunun sonucunda insansız robotik silah sistemlerinin kullanımına daha fazla yönelindiği görüldü.
Yıpratma Savaşının Lojistiği: Enerji Terörü ve Savunma Bütçeleri
Her iki tarafın yıpratma savaşını tercih etmesi, cephe hattını durağan ve ölümcül hâle getirdi. Hedeflerine ulaşamayan Rusya, sivil yerleşimlere saldırmayı seçerek Ukrayna halkının savaş ruhunu kırmayı amaçlayan stratejik operasyonlara başladı. Enerji, lojistik ve hükümet binaları başta olmak üzere büyük kentlerde terör estirerek Ukrayna yönetim kadrosuna olan güveni sarstı. Son dört ay içinde 60 termik ve hidrolik elektrik santraline, 151 trafo sahasına ve 45 kojenerasyon santraline saldırı düzenledi. Tüm kış boyunca enerji hatlarına saldırıların devam edeceği öngörülüyor; başta toplumun morali, üretim yapan fabrikaları ve stratejik altyapısı hedef alındı. 2025 yılında sivil kayıplar %30 artarken; 2.514 sivil hayatını kaybetti ve 12.142 sivil ise ağır yaralandı. Sivil kayıpların görece az olmasının, sığınak kullanımının yaygınlığının yanı sıra toplumun tecrübeli, disiplinli öz savunusundan kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Her geçen gün daha da güçlenen Ukrayna ordusu için teknolojik silahların geliştirilmesi ve yurt dışından sağlanan destek öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Rusya’nın barış istediğine inanmayan toplum, silah üretiminde önemli gelişmeler sağladı. Ukrayna ordusu 2025 yılında askeri alımlarının %40’ının yerli üretim olduğunu vurguladı. Yılda 4 milyon insansız robotik silah üretim kapasitesine ulaşan Ukrayna, 550 tip yeni robotik sistem, 11 yeni tip zırhlı araç ve 13 tip piyade silahını hizmete soktu. Savaşın en önemli ihtiyacı olan 270 tip çeşitli mühimmat üretimine de ulaştı. Cephe hattında yapılan değişiklikler ve taktiksel yenilikler sayesinde asker kayıpları %13 oranında azalırken; robotik sistemler öncelikli olarak kullanıldı.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, yaklaşık 40 adet F-16 uçağını teslim aldı; ilave olarak geçen yıl beş adet Mirage 2000 ve dokuz adet de Mig-29 temin etti. Çeşitli sayıda helikopter ve füzenin de hizmete girmesiyle birlikte Ukrayna hava sahası büyük ölçüde güvence altına alınmış gibi görünüyor. Halen hava savunma sistemlerinde eksikler bulunuyor; ilave 10 adet Patriot bataryası alımı gerekli.
ABD’nin Patriot füze teslimatları durmuş durumda ve stoklar eridi, durum kritik seviyeye ulaştı. En önemli silah destekçilerinden biri olarak Almanya, çeşitli 35 mm, 120 mm, 122 mm ve 155 mm mühimmat teslim etti ayrıca hava savunma sistemlerinde IRIS-T SLM’nin de teslimatına başladı. Yine hibe olarak çok sayıda zırhlı araç ve topçu sistemi de gelmeye devam ediyor. Avustralya’dan M1A1 tankları ve Avrupa ülkelerinden Patria 6×6 ZPT gibi araçlar Ukrayna ordusuna ulaştırıldı. Gelişmiş radar ve elektronik harp sistemlerinin temin edilmesi için önemli adımlar atıldı; ABD yardımlarının kesilmesiyle AB daha etkin istihbarat paylaşımına başladı ve uzaydan gözetleme uydusu imkânları hizmete sunuldu.
Savaşın mali bedelini unutmayalım! ABD yardımlarının kesilmesi kısa vadede büyük zarar verse de silah satışlarının devam etmesi, sorunları kısmen farklı bir boyuta taşıdı. Ukrayna ordusunun savaşa devam edebilmesi için NATO uzmanları tarafından hesaplanan yıllık ihtiyaç yaklaşık 43 milyar ABD doları. Toplam 26+3 destekleyici ülke, 2027 yılına kadar bu bütçeyi karşılayacaklarına dair söz verdi; ayrıca Rus varlıklarının getirilerinden yıllık 3 milyar Avronun aktarılması planlanıyor. Yardımların 2025 yılında 45 milyar ABD dolarını aşması, bu yöndeki gidişatın önemli bir göstergesidir. Rusya’nın savaşa ayırdığı yıllık bütçenin 150 milyar ABD dolarını aştığı düşünülüyor; ülkede vergilerin arttığı ve para rezervlerinin hızla eridiği de gözlemleniyor.
Ukrayna’nın modern savaş yöntemleri arasında yer alan “Dron Perdelemesi” stratejisi, başarısını kanıtladı ve gelişen harp meydanında örnek teşkil etti.
Yıpratma savaş stratejisi insanlık tarihi kadar eski olsa da modern harp teknikleri cephe hattını derinden etkiledi.
Modern ordular yeni taktikleri dikkatle izliyor ve savunma sanayii bu gelişmelere hızla uyum sağlıyor.
Sami Atalan’ın C4Defence Dergisi için kaleme alınan “Yıpratma Savaşı ve Dersleri” başlıklı makalenin PDF versiyonu 153. sayımızda yer alacak.
Kaynak: C4Defence




































