Avustralya Denizaltı Ajansı (ASA), ülkenin gelecekteki nükleer enerjili denizaltı filosu için kritik bir bileşeni Lockheed Martin’e emanet etti: Virginia sınıfı denizaltılar için Avustralya’ya ait, bağımsız işletilebilir bir Muharebe Sistemleri Entegrasyonu (Combat Systems Integration – CSI) kabiliyeti. AUKUS ortaklığı kapsamında imzalanan bu anlaşma, iki yıllık süreçte 26,5 milyon Avustralya Doları tutarında.
Kağıt üzerinde teknik bir entegrasyon sözleşmesi gibi görünse de aslında Avustralya’nın onlarca yıldır süregelen bir bağımlılığı kırma çabasının parçası. Bugüne kadar denizaltı muharebe sistemleri konusunda büyük ölçüde ABD ve müttefik uzmanlığına dayanan Canberra, bu alanda kendi mühendislik kapasitesini oluşturmaya çalışıyor.
Bilgi Aktarımı Nasıl İşleyecek?
Sözleşme kapsamında Avustralyalı mühendisler, ABD merkezli Virginia sınıfı denizaltı uzmanlarının desteğiyle çalışacak. Amaç sadece mevcut bir projeye katkı sağlamak değil; gelecekteki filo için sürdürülebilir ve tamamen yerli bir entegrasyon kabiliyetinin temellerini atmak.
Lockheed Martin Denizaltı Görev Sistemleri Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Devon Rodgers, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Avustralya, ulusal güvenliğine onlarca yıl boyunca hizmet edecek egemen bir su altı kabiliyeti inşa ediyor. Kapsamlı muharebe sistemi entegrasyon uzmanlığımızı AUKUS ittifakına uygulayarak, Avustralya’nın gelecekteki nükleer enerjili denizaltılarının teknik temelini desteklemekten onur duyuyoruz.”
Tedarik Zincirine Yerel Oyuncular da Dahil Olacak
Anlaşmanın bir diğer boyutu ise endüstriyel taban. Lockheed Martin ile ASA, Virginia sınıfı muharebe sistemi entegrasyonu için Avustralya’nın tedarik zinciri ihtiyaçlarını birlikte analiz edecek. Bu çalışmanın hedefi, hem mevcut hem de yeni yerel tedarikçilerin küresel tedarik zincirine dahil edilmesi ve sanayi iş birliklerinin derinleştirilmesi.
Somut istihdam etkisi de gecikmeden geliyor: Batı Avustralya’da başlayacak ilk çalışmalar için 20’den fazla yeni CSI mühendisi işe alınacak. Bu, Lockheed Martin’in deniz muharebe sistemleri ile entegre hava ve füze savunma alanındaki 470’i aşkın uzmandan oluşan iş gücünü daha da büyütecek.
Lockheed Martin Avustralya ve Yeni Zelanda İcra Kurulu Başkanı Jeremy King, anlaşmanın stratejik boyutuna dikkat çekti: “Muharebe sistemleri entegrasyonu, son derece gelişmiş, güvenli ve operasyonel açıdan baskın bir denizaltı filosu sunmanın temelidir. Bu ortaklık, müttefiklerimizle sorunsuz bir şekilde operasyon yürütme yeteneğimizi güçlendirecek, AUKUS sanayi tabanı iş birliğini derinleştirecek ve güvenli, istikrarlı bir Hint-Pasifik bölgesine katkıda bulunacaktır.”
🔍 İlginizi Çekebilir
- Avustralya’ya Nükleer Yerine Geleneksel Savunma Önerisi
- Savunma Sanayii Sistemleri
- Deniz Platformları
Kaynak: C4Defence- Lockheed Martin


































