F-16 elektronik harp pazarında rekabet hızlanıyor. L3Harris’in Viper Shield sistemi, ABD’nin Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’nde F-16C ve F-16D’nin donanımla ilk kez birlikte uçtuğu bir dizi ikili uçuş testinden geçerek operasyonel teslimata bir adım daha yaklaştı.
Viper Shield’e Talep Büyüyor: Sekiz Ülke, 233 Sistem
Viper Shield’e olan ilgi test aşamasını çoktan geride bıraktı. Sekiz ülke sistemi şimdiden seçmiş durumda ve L3Harris, planlanan 233 sistemin tam kapasite üretimine geçiş için çalışmalarını hızlandırıyor. Şirket, ek ortak ülkelerin de büyük ölçekli üretimin gerektirdiği tedarik zinciri ve kalite güvence altyapısına sahip aktif üretim hattından yararlanacağını belirtiyor. Bu, sistemi bugün üretimde olan ve farklı F-16 bloklarına uyarlanabilen tek küçük form faktörlü elektronik harp sistemi konumuna taşıyor.
Edwards’ta Viper Shield Hangi Testlerden Geçti?

Kaliforniya’daki test kampanyasının odağında, sistemin modern elektromanyetik tehditleri gerçek zamanlı tespit etme, tanımlama ve karşı koyma kabiliyeti vardı. Test ekipleri aynı zamanda sistemin uçağın mevcut aviyonik altyapısıyla ne ölçüde sorunsuz çalıştığını da değerlendirdi. F-16C ve F-16D’nin bu testlerde birlikte kullanılması tesadüf değil: ana muharip varyant F-16C, Viper Shield’i gerçekçi muharebe yükleri ve sensör konfigürasyonları altında sınarken; eğitim ve çok mürettebatlı görevlerde kullanılan F-16D ise daha geniş bir uçuş koşulları yelpazesinde sistemin olgunluğunu doğrulama işlevi görüyor.
L3Harris Spectrum Superiority, Communications & Spectrum Dominance Başkanı Lauren Barnes, testlerin sistemin beklenen performansını bir kez daha kanıtladığını vurgulayarak Viper Shield’in kampanya boyunca “olağanüstü tehdit farkındalığı ve hızlı tepki kabiliyeti” sergilediğini söyledi.
Pod veya Entegre
Viper Shield’i rakiplerinden ayıran bir diğer unsur, kullanım esnekliği. Sistem uçağın içine entegre edilebildiği gibi bağımsız bir pod olarak da monte edilebiliyor ve her iki durumda da uçağın etrafında dijital bir koruma katmanı oluşturuyor. Ticari olarak hazır teknolojilerden (COTS) yararlanan yazılım tanımlı mimarisi, pod ağırlığını azaltırken gelecekteki yükseltmeleri de kolaylaştırıyor, değişen tehdit ortamına karşı sık güncelleme ihtiyacı düşünüldüğünde bu, operasyonel kullanıcılar için bir avantaj.
Barnes, ABD Hava Kuvvetleri test topluluğuyla yürütülen yakın iş birliğinin Viper Shield’in gerçekçi ortamlarda kapsamlı biçimde sınanmasını sağladığını belirtti. Şirket şimdiden entegrasyonun sonraki aşamalarına ve tam kapasite üretime odaklanmış durumda.
🔍 İlginizi Çekebilir
Kaynak: C4Defence–L3Harris


































