DARPA (The Defense Advanced Research Projects Agency), askeri havacılıkta devrim yaratması beklenen ALIAS (Aircrew Labor In-Cockpit Automation System) programı kapsamında geliştirdiği otonom uçuş teknolojisini resmi olarak ABD Ordusuna devretti. Bu teknoloji transferi, helikopter operasyonlarında insan pilotun rolünü yeniden tanımlarken operasyonel güvenliği en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca, operasyonel esnekliği de artırmayı amaçlıyor. Sonuçta, savunma alanındaki bu gelişmelerin merkezinde Otonom Helikopter teknolojileri de yer alıyor.
Black Hawk “Uçan Laboratuvar”a Dönüşüyor
DARPA ile Ordunun Genel Maksat Helikopterleri Proje Yöneticisi arasındaki teknoloji devri anlaşması kapsamında, Sikorsky MATRIX™ otonomi paketiyle tam donatılmış fly-by-wire özellikli deneysel bir H-60Mx Black Hawk helikopteri ileri düzey operasyonel testler için teslim edildi. Bu hava aracı, ABD Ordusu Muharebe Yetenekleri Geliştirme Komutanlığı (DEVCOM) bünyesinde bir “uçan laboratuvar” olarak hizmet verecek. Ayrıca, teknolojinin askeri standartlarda olgunlaştırılması sürecinde merkez rol oynayacak; özellikle otonom helikopter konsepti için bu tür denemeler son derece kritik.
ALIAS Programının Zirve Noktası

Bu kilometre taşı, DARPA’nın ALIAS programının en önemli başarısını temsil ediyor. Programın temel amacı, karmaşık ve çekişmeli ortamlarda görev esnekliğini artırmak üzere mevcut hava araçlarına entegre edilebilecek yüksek derecede otomatik bir mimari geliştirmekti. ALIAS bünyesinde yürütülen çalışmaların en dikkat çekici çıktısı, 2022 yılında bir Black Hawk helikopterinin dünyadaki ilk tam otonom uçuşunu gerçekleştirmesi oldu. Söz konusu uçuşta sistem, uçuş öncesi kontrollerden otonom inişe kadar tüm safhaları başarıyla yönetmişti; böylece otonom helikopter teknolojisinin geldiği seviye ortaya kondu.
ALIAS Program Müdürü Stuart Young: “ALIAS programı, ABD Ordusu’na önemli bir operasyonel avantaj sağlayacak güçlü ve esnek bir otomasyon mimarisi geliştirdi. Bu geçiş, kamu ve özel sektör ortaklığının teknolojiyi ilerletmedeki gücünün bir kanıtıdır. Ordu, teknik risklerin azaltıldığı sağlam bir temel üzerine inşa ederek yeni harp konseptlerini keşfedebilecektir.”
Operasyonel Avantajlar ve Havacılığın Geleceği
Teknolojinin orduya devri, DARPA’nın yüksek riskli Ar-Ge aşamasını başarıyla tamamladığını gösteriyor. Ayrıca, sistemin artık sahada kullanılabilir bir olgunluğa eriştiğini gösteriyor. ABD Ordusu, bu sağlam temel üzerine inşa edilecek yeni dönemde gelişmiş görev odaklı sensörlerin entegrasyonuna ve azaltılmış mürettebatlı uçuş konseptlerine odaklanacak. Tamamen otonom uçuşun sağladığı benzersiz operasyonel esneklik ordunun karmaşık harp sahalarında yeni doktrinler geliştirmesine olanak tanıyacak. Ayrıca, teknik riskleri minimize edilmiş bu platform sayesinde havacılıkta mümkün olanın sınırları zorlanırken personelin görev emniyeti ve beka kabiliyeti en üst seviyeye çıkarılacak. Kısacası, otonom helikopter inovasyonları yakın geleceğin savunma konseptine büyük katkı sağlayacak.
Son Savunma Haberleri
Kaynak: C4Defence– DARPA





































