ABD savunma doktrininde tarihi bir makas değişimi yaşanıyor. Pentagon tarafından yayımlanan 2026 Ulusal Savunma Stratejisi (NDS), Joe Biden dönemindeki “birincil rakip Çin” yaklaşımını terk ederek, savunma odağını ülke içi güvenlik ve Batı Yarımküre’ye kaydırdığını ilan etti. Yeni strateji, müttefiklere “kritik ancak sınırlı destek” öngörürken, küresel askeri yükün paylaşılması konusunda keskin bir değişikliğe gidiyor.
Çin ile “Makul Barış” ve Hint-Pasifik’te Yeni Denge
Yeni strateji belgesinde Pekin’e yönelik ton değişikliği dikkat çekiyor. Çin, 19. yüzyıldan bu yana ABD’nin karşılaştığı en güçlü devlet olarak tanımlanmasına rağmen, artık Hint-Pasifik’te “yerleşik bir güç” olarak kabul ediliyor. Pentagon’un yeni hedefi Çin’i ezmek değil; ABD ve müttefikleri üzerinde hakimiyet kurmasını engelleyecek bir askeri denge tesis etmek. Belge, “Çin’in de kabul edebileceği makul bir barışın” mümkün olduğunu vurgulayarak çatışmadan ziyade caydırıcılığa odaklanıyor.
Batı Yarımküre Önceliği: Grönland, Panama ve Körfez
Pentagon’un yeni yol haritası, ABD ordusunun ana enerjisini kendi coğrafyasına yoğunlaştıracağını gösteriyor. Strateji uyarınca ABD, artık Batı Yarımküre’deki kilit bölgeleri terk etmeyecek; özellikle Grönland, Amerika Körfezi ve Panama Kanalı gibi stratejik noktalar askeri ve ticari erişim açısından öncelikli hale getirilecek. Pentagon, Arktik’ten Güney Amerika’ya kadar olan bu hatta ABD egemenliğini garantileyecek “güvenilir seçenekler” üzerinde yoğunlaşacak.
Avrupa ve NATO: Sınırlı Destek ve Müttefik Sorumluluğu
Avrupa, stratejik önemini korusa da ABD’nin küresel öncelik sıralamasında ikinci plana gerilemiş durumda. NATO, Avrupa güvenliğinin temel dayanağı olarak kalmaya devam edecek ancak ABD artık her çatışmayı tek başına yönetmeyecek. Washington, müttefiklerine “kritik ancak sınırlı” bir destek sunacağını ilan ederken; NATO üyelerinin savunma harcamalarını artırmaları, kendi askeri kapasitelerini güçlendirmeleri ve operasyonel liderliği üstlenmeleri gerektiğini vurguluyor.
Ukrayna ve Rusya: Top Artık Avrupa’da
Ukrayna’nın savunulması meselesi yeni stratejide radikal bir değişikliğe uğruyor. Pentagon, Ukrayna’daki barışın sağlanmasını “öncelikle Avrupa’nın sorumluluğu” olarak tanımlıyor. Rusya, NATO’nun doğu kanadı için “kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit” olarak nitelendirilirken, Moskova’nın Avrupa kıtasında hakimiyet kurabilecek bir kapasiteye sahip olmadığı belirtiliyor. Belgede, Almanya ekonomisinin tek başına Rusya’yı gölgede bıraktığı hatırlatılarak Avrupa’nın kendi güvenliğini sağlama potansiyeline sahip olduğu hatırlatılıyor.
Kore Yarımadası: Güney Kore Ana Caydırıcı Güç
Güney Kore, Kuzey Kore’ye karşı “birincil sorumlu” ve ana caydırıcı güç olarak konumlandırılıyor. Bölgedeki mevcut 28.500 ABD asker varlığı stratejik caydırıcılık için yeterli kabul edilse de, Pentagon bölgeye yönelik ABD desteğinin sınırlı kalacağını ve asıl savunma yükünün Güney Kore’nin kendi ordusu tarafından üstlenilmesi gerektiğini belirtiyor.
Kaynak: C4Defence



































