Son yıllarda adını sıkça duymaya başladığımız, “geleceğin petrolü” olarak lanse edilen nadir toprak elementleri (NTE), akıllı telefonlardan rüzgâr türbinlerine; elektrikli araçlardan savunma sistemlerine kadar pek çok teknolojininin üretiminde vazgeçilmez bileşenler olarak öne çıkıyor.
MİA Analizi: NTE’nin Stratejik Önemi ve Küresel Pazar Öngörüsü
Bu konuyu geçtiğimiz günlerde derinlemesine ele alan Milli İstihbarat Akademisi (MİA) “Nadir Toprak Elementleri ve Türkiye: Jeopolitik Satrançta Yeni Dinamikler ve Aktörler” başlıklı analizi yayımladı. MİA’ya göre NTE’ler yalnızca yüksek teknoloji sanayilerinin değil, savunma kabiliyetlerinin, yeşil enerji dönüşümünün ve dijital altyapıların da stratejik dayanağı.
Rapor, 2024 yılı itibarıyla 325 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel kritik mineral pazarının 2040’ta 770 milyar dolara çıkacağını öngörüyor. Ayrıca NTE’ye dayalı motor, türbin ve elektronik ürün pazarının hâlihazırda 1 trilyon dolarlık bir hacme ulaştığı da vurgulanıyor.
Küresel Rekabet Alanı: Çin Baskınlığı, ABD, Ukrayna ve Türkiye
Tarihsel süreçte petrol için savaşların yaşandığı düşünülürse, NTE’lerin de benzer jeopolitik krizlere yol açabileceği yadsınamaz. Hal böyle olunca bu kaynakları elinde bulunduran ülkeler büyük avantaj sağlıyor. MİA’nın çalışması kapsamında özellikle nadir toprak elementleri üretiminde baskın konumda olan Çin, ABD’nin Grönland’daki arayışları, savaşın gölgesindeki Ukrayna’daki rezervler ve büyük potansiyeliyle Türkiye mercek altına alınıyor.
Makalenin devamı: Nadir Toprak Elementleri ve Küresel Rekabet: Çin, ABD, Ukrayna ve Türkiye





































