Finlandiya’nın savunma sanayii kuruluşu Patria, Linnavuori tesislerinde tarihi bir mirası geleceğin “stealth” teknolojisiyle bir araya getirdi. 85 yıl boyunca su altında kalan nadir bir uçak motoru, yeni kurulan F-35 motor bakım merkezinin resmi açılışıyla eş zamanlı olarak sergilenmeye başlandı.
Finlandiya havacılık sanayii, Linnavuori’de geçmiş ile geleceği buluşturan stratejik bir döneme tanıklık ediyor. 1941 yılında Haukkajärvi Gölü’ne düşen bir Fokker avcı uçağına ait olan ve üç yıllık bir çalışma sonucunda restore edilen Pratt & Whitney R-1535 Twin Wasp Jr motoru, Patria’nın motor bakım tesislerinin girişinde sergiye açıldı.
Tarihi Miras: 85 Yıl Sonra Gelen Restorasyon

Söz konusu motor, Patria’nın öncüsü olan Devlet Uçak Fabrikası (Valtion Lentokonetehdas) tarafından üretilen bir platforma aitti. 2025 yılında gerçekleştirilen operasyonla, 7 metre derinlikteki göl tabanından çıkarılan motorun, aradan geçen 85 yıla rağmen yapısal bütünlüğünü koruduğu gözlemlendi. Teknik konservasyonu tamamlanan bu parça, dünyada sadece birkaç adet kalmış olması nedeniyle havacılık tarihinin nadir örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
F135 Motorları İçin Stratejik Bakım Merkezi
Bu tarihi parçanın sergiye açılması, Finlandiya’nın savunma kapasitesinde kritik bir nokta olan F-35 Motor Bakım Tesisi’nin resmi açılış töreniyle birleştirildi. Patria Magazine’de yer alan detaylara göre, Pratt & Whitney ile koordineli olarak kurulan bu yeni merkezde şu faaliyetler yürütülecek:
- Yaşam Döngüsü Desteği: Finlandiya Hava Kuvvetleri envanterine girecek F-35A uçaklarının F135-PW-100 motorlarının son montajı ve tüm ömür devri bakımları bu tesiste gerçekleştirilecek.
- Stratejik Yetkinlik: Tesis, Finlandiya’nın gelişmiş savaş uçağı motoru teknolojilerindeki yetkinliğini artırırken, Patria’nın küresel bakım ağındaki (MRO) konumunu güçlendirecek.
Tarihin Tam Döngüsü
Linnavuori tesisi, 1943’teki kuruluşundan bu yana devam eden motor bakım geleneğini, yeni nesil F135 motorlarıyla havacılık teknolojisinin en ileri noktasına taşıyor. 1940’ların motor teknolojisinden günümüzün düşük görünürlüklü (stealth) motor sistemlerine uzanan bu süreç, kurum tarafından havacılık tarihinin bir “tam döngüsü” olarak nitelendiriliyor.
Kaynak: C4Defence / Patria



































