Başlangıçta polis özel operasyonu olarak lanse edilen süreç, 150 hava aracının katılımıyla Venezuela’nın başkentine sabah 01.00’de düzenlenen geniş çaplı bir saldırıyla sonuçlandı. ABD ordusundan 15 bin askerin katıldığı bu harekâtta; F-35, F-22 ve B-1 bombardıman uçaklarının yanı sıra AWACS ve akaryakıt uçakları görev aldı, SİHA’lar da taarruza destek verdi.
Operasyonun Teknik Detayları ve Hava Gücü
Komandoları taşıyan helikopterler ile taarruz helikopterleri, radarlardan kaçmak amacıyla yaklaşık 10 metre irtifadan uçarak başkanlık sarayına ulaştı.
Tamamen sürpriz niteliğindeki saldırı başarılı olurken, başkanın korumaları ile ABD özel kuvvetleri arasındaki çatışmalar uzun süre devam etti. Başkan Maduro ve eşi güvenli sığınağa ulaşmayı başarsa da “kapıyı kapatamazlar” …ABD Başkanı Donald Trump’ın basın toplantısında anlattıklarını sizlerle paylaşıyorum: Hava kuvvetlerinin etkin koruması altında helikopterler, geldikleri hava sahasını kullanarak geri döndü ve değerli esirle birlikte operasyon komuta merkezi USS Iwo Jima LPH amfibi taarruz gemisine ulaştı.
Eskiler hatırlayacaktır; bu operasyon 1989 Panama harekâtına benziyor. Değişen nokta ise ABD’nin mevcut yönetiminin, Venezuela’yı yöneteceğini açıkça ilan etmesidir. Başkan Trump, hedefinin petrol ve maden kaynakları olduğunu, tüm masrafların ve yatırımların bu büyük imkânlardan karşılanacağını duyurdu. Kolombiya ve Küba’nın sonraki hedef olma ihtimali ve bu ülkelere yönelik baskı artmıştır.
Venezuela’da İçişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı devletin kontrolünü ele aldı. Başkan yardımcısının durumu net olmamakla birlikte, ABD’nin ülkeyi kiminle ve nasıl yöneteceğine dair açık bir stratejiye sahip olmadığı da gözlerden kaçmıyor.
Uluslararası Hukuk ve BM Antlaşması İhlali
Ne olursa olsun, uluslararası hak ve hukuk çiğnenmiştir. ABD, kurucu üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 2. maddesini yok saymıştır. Özellikle 4. paragraf son derece nettir; aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
BM Antlaşması – Madde 2
Birleşmiş Milletler Teşkilâtı ve Üyeleri, birinci maddede beyan edilen amaçlara ulaşmak için aşağıdaki prensiplere uyarak hareket edeceklerdir:
- Teşkilât, bütün Üyelerinin egemen eşitliği prensibi üzerine kurulmuştur.
- Teşkilâtın Üyeleri, üyelik sıfatından doğan hak ve menfaatlerden her birinin faydalanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma gereğince üzerlerine aldıkları bütün vecibeleri iyi niyetle yerine getireceklerdir.
- Teşkilâtın Üyeleri, milletlerarası mahiyetteki uyuşmazlıklarını, milletlerarası barış ve güvenliği ve adaleti tehlikeye koymayacak şekilde barışçı yollarla çözerler.
- Teşkilâtın Üyeleri, milletlerarası münasebetlerinde gerek herhangi bir başka Devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı, gerekse Birleşmiş Milletlerin amaçlarıyla telif edilemeyecek herhangi bir surette, tehdide veya kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.
Geçtiğimiz ay C4Defence Dergisinde yer alan başyazımda Venezuela’nın durumunu sizinle paylaşmıştım. Varılan son noktayı hep beraber izlemeye devam edeceğiz.
Kaynak: C4Defence







































