Temel Kotil COVID-19’a Yakalandı
Ağustos 21, 2020
Aselsan’dan ilk Periskop ve Nişangâhı Teslimatı
Ağustos 23, 2020
Nacar Yeni Havelsan’ı Anlattı

HAVELSAN Genel Müdürlüğü görevine iki ay önce gelen Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akif Nacar basın ile buluştu. Nacar kendi çalışmalarını ve görev döneminde yapmak istediklerini anlattı.

HAVELSAN’da Eğitim ve Simülasyon Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başlayan  Mehmet Akif Nacar, HAVELSAN’da MMU için simülasyon yapmaya başladıklarını, otopilot tecrübelerinden yola çıkarak İHAlar için otonom çalışmasına yoğunlaştıklarını, İnsansız Kara Araçlarına yoğunlaştıklarını, TÜBİTAK’ın bir ürününü teknoloji transferi ile ülkeye kazandırdıklarını ifade etti. NAcar, Deniz Kuvvetleri için big dataya dayalı ORSA projesine hazırlandıklarını, hedef pazarları arasına  Afrika'nın olduğunu, COVID-19 pandemi şartlrı uygun olursa Ukrayna'da düzenlenecek Arms and Decurity Fuarına katılmayı hedeflediklerini söyledi. 

Nacar projelere ilişkin şu açıklamaları yaptı: “HAVELSAN, yaklaşık 25 yıla yakın bir süredir simülatörler alanında önemli bir birikme sahip. Milli Muharip Uçak Projesine girmeye karar verdik. Simülatörde geliştirdiğimiz harekât test ortamı yazılımını daha da geliştirerek, yabancı muadilleriyle eş düzeye getirerek kullanıma açalım diye düşündük. Bunun için de 1 yıldan fazla süredir gerek Savunma Sanayii Başkanlığı ve gerek TUSAŞ’la görüşüyoruz.”.

HAVELSAN’ın yürüttüğü Milli Kurumsal Kaynak Yönetimi (ERP) Projesini Nacar şöyle ifade etti: “Kurumsal kaynak yönetimi alanında geliştirmeye başlanan bu yazılıma birçok kamu kurumunun, özel sektör firmalarının ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Özellikle KOBİ’lerin bu anlamda çok ciddi ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Stok, demirbaş, finans, bordro gibi bütün modülleri içerisinde barındıran çeşitli ölçeklerde bulut ortamına da taşıyabileceğimiz bir platform. 2021 yılında ilk kurulumlarını yapmayı, daha sonra canlıya alma işlemlerini gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu da HAVELSAN’ın yüz akı olacak güzel projelerinden bir tanesi.”

HAVELSAN’ı HAVELSAN yapan en önemli projelerden birinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı için 1990’lı yıllardan itibaren geliştirilmeye başlanan ve güncel ihtiyaçlara göre halen geliştirmesi süren Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi Projesi (HvBS) olduğunu dile getiren Nacar, bu projenin bir benzerinin ancak daha yeni versiyonun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için de projelendirme çalışmalarının başladığını kaydetti.  

Nacar, konuya ilişkin; “Bu HAVELSAN’ı HAVELSAN yapan ve halen geliştirmesi süren, devam eden HVBS Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi Projesi’nin bir benzerinin, daha yeni nesil dediğimiz bir sonraki kuşağının uygulandığı, içerisinde big datadan yapay zekâya kadar bütün cloud teknolojilerine kadar kullanıldığı, Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyacına hitaben geliştirilecek olan bir ORSA projesi konusu var. Bu konuda da biz önemli yol almaya başladık. Henüz daha projelendirme aşamasında bu ama HAVELSAN’ın ve sektörün ufkunu açacak bir proje.” dedi. 

Popüler teknoloji alanlarından insansız/robotik sistemler alanında da HAVELSAN’ın çalıştığını kaydeden Nacar, “Simülatörlerde kullandığımız oto pilot yaklaşımından yola çıktık. ‘HAVELSAN olarak oto pilot yapabiliyoruz ve o zaman otonom sistem de yaparız’ dedik ve bu şekilde otonom sistemlere girdik. Dolayısıyla, sürü zekâlı sistemler üzerinde yoğunlaştık. Sadece otonomi değil, aynı zamanda bunların sürü olarak da hareket etmesi konusunda çalışmalar yürüttük.” şeklinde konuştu.

2019 yılında düzenlenen IDEF’te insansız kara aracını sergilediklerini hatırlatan Nacar, “O zaman otonom özellikte değildi, uzaktan kumandalıydı. Son testlerle birlikte aslında bunu da insansız hale getirdik, kendi kendine rotayı takip edebiliyor, belli bir görevi icra edebiliyor. Bu bir AR-GE projesi. Önünde bir takvim, bir zaman var. Yani bu bir anda hemen olmuyor. Hemen algoritmaları uyguladık, sahaya çıktık, bu hemen seri üretime geçsin, hemen envantere girsin şeklinde olmuyor. Bir süreç var burada ve o süreç işliyor. İnşallah bu yılsonunda, en kısa zamanda bunu da hazır hale getireceğiz. Çeşitli projelerle bunu destekleyerek ilgili birimlerin, kurumların hizmetine sunacak şekilde bir noktadayız ve bu güzel bir şekilde bu projemiz de devam ediyor.” ifadelerine yer verdi.

TÜBİTAK BİLGEM ile HAVELSAN arasında imzalanan Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi İş Birliği Protokolüne de değinen Nacar, “TÜBİTAK’ın geliştirdiği bir sistem ama sistemin pazarlamasında, yaygınlaştırılmasında HAVELSAN daha rahat esnek bir şekilde hareket edebilecek, bu ürünleştirebilecek. Hem TÜBİTAK hem de teknoloji transferiyle HAVELSAN kazanmış oldu. Bununla ilgili de çalışmalarımız en son Cumhurbaşkanımızın katıldığı bir toplantıda protokol imzalanmasıyla aslında sonuçlanmış oldu. Ama tabi burada bize büyük ev ödevleri çıktı, biz artık büyük bir yükümlülük altına girdik.” şeklinde konuştu.

Defence News Dergisi’nin dünyanın ilk 100 savunma şirketi listesinde HAVELSAN’ın bu yıl ilk kez yer almasını ve Türkiye’nin ilk kez yedi şirketle temsil edilmesini değerlendiren Nacar, “Listede önümüzdeki yıllarda kalabilmek önemli. Daha yüksek noktalara yavaş yavaş, hedeflerimizi ve ciromuzu büyüterek ulaşmak istiyoruz. Listeye giren diğer altı firmamızı da kutluyorum. Sayın Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde savunma sanayimiz için kritik kararlar alan Savunma Sanayi İcra Komitemizin, Savunma Sanayii Başkanlığımızın, Milli Savunma Bakanlığımızın, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, TSK Güçlendirme Vakfımızın bu önemli başarıda pay sahibi olduğunu biliyor ve onlara şükranlarımızı arz ediyoruz.” diye konuştu.  Bir ekosistem olarak var olduklarını, ekosistem içinde HAVELSAN ile çalışan 500 savunma firmasının bu başarıda payı olduğunu belirten Nacar ekosistem genişledikçe, başarılı firma sayısı arttıkça başarının geleceğini ifade etti ve bu sistemin genişlemesini destekleyeceklerini dile getirdi.

HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar, bu projelerin HAVELSAN’ın gelecek 10 yılına ışık tutacak projeler olduğunu da dile getirdi.

Nacar, savunma sanayiindeki çalışmaları kamuoyu ile paylaştıkları, halkta bir bilinç oluşturdukları için basına teşekkür etti.

Nacar'ın açıklamalarının ardından soru cevap bölümüne geçildi. Bir soru üzerine yurt dışına beyin göçünün az olduğunu, Havelsan’dan ayrılan bir çok çalışanın geriye döndüğünü ifade etti.

Navar, “HAVELSAN da diğer savunma firmaları gibi beyin göçü alıyor, yani yurt dışından transfer ediyor. Bu transfer tabi ki yurt dışından hemen böyle ilk uğrak yeri olarak HAVELSAN’a gelme şeklinde olmayabiliyor zaman zaman. Hani Türkiye’ye döndükten sonra belki bir miktar başka yerlerde de çalışmış olan arkadaşlarımız olabiliyor. Dolayısıyla HAVELSAN yurt dışından beyin göçü transferi yapıyor. Beyin göçü noktasında HAVELSAN’ın şanslı, avantajlı olduğunu söyleyebilirim sadece. Çok fazla bizim personelimiz geçmiş birkaç yılda olduğu gibi belli firmalara, Avrupa, Amerika vesaire gibi gelişmiş ülkelerdeki firmalara gitmedi, bu çok bireysel kaldı, yani birkaç kişiyle sınırlı kaldı, hatta gidenlerden birkaçı da geri döndü. Türkiye’denin, HAVELSAN’ın nimetlerini veya Türkiye’deki çalışma ortamını çok daha verimli, iyi bulduğu için geri döndüğünü ifade ettiler. Biz de o arkadaşlarımızı tekrar bünyeye aldık” dedi.

Ege Denizindeki gergin ortamdan yola çıkarak HAVELSAN’ın buraya yönelik güncel çalışması olup olmadığı sorusuna Nacar, MİLGEM’lerde HAVELSAN yazılımı olduğunu gerektikçe çalışma yapıldığını kaydetti.

Hava komuta kontrol sistemlerinin S400 hava savunma sistemiyle uyumlu hale gelmesi konusundaki bir soruya Nacar konunun kendi kontrollerinde olmadığını ancak belirten Nacar, Eğer bir gün o projeler de HAVELSAN’a verilirse, HAVELSAN bu konuda görev alırsa daha iyisini, daha güzelini de yapacak kudrette” dedi.

C4Defence’in Hedef pazarlara ilişkin sorusuna Nacar, var olan Ortadoğu’da Uzakdoğu daki ülkelerle çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Nacar yenilik olarak Afrika’da hem kuzeyde hem eski Fransız sömürgesi olan alanlarda pazarlama çalışmaları olacağına işaret ederek şöyle konuştu: “Bizim aktif olarak yurt dışında Ortadoğu ülkeleri, Umman, Katar, Kuveyt, Güneydoğu Asya’da Endonezya, Malezya başta olmak üzere Bangladeş. Yeni olarak da Afrika bölgesine bir açılımımız oldu, orada Sahra Altı ve Franco Afrika, Sahra Altı ve Kuzey Afrika bölgesi olmak üzere oralarda çalışmamız var. Ondan sonra yakın coğrafyalarda Balkan ve Orta Asya, hani oralarda sistem biraz karışık. Batı tandaslı sistemlerden çok doğu blokun sistemleri var, öyle bir handikabımız var. Batı olduğu zaman bizim sistemlerle uyumlu olduğu için oralarda da girebildiğimiz yerlerde çalışma istediğimiz mevcut ve bununla ilgili planlamaları yapıyoruz “ yanıtı verdi.

C4Defence’in pandemi sonrası fuarların tekrar açılacak olması ve HAVELSAN’ın katılımına ilişkin soruya Nacar, konuyu Savunma Sanayi İhracatlar Birliği toplantısında gündeme aldıkları yanıtı verdi. Nacar, “Ekim ayında Ukrayna’daki Arms and Security Fuarı düzenleniyor. Hem buraya yakın olması dolayısıyla, hem de Ukrayna’daki potansiyelin sıcak olması dolayısıyla düşünülüyor. Tabi şu andan Ekim’deki şartlar ne olacak, seyahat olabilecek mi, karantina kalkacak mı kestirmek zor. Böyle bir planlama var, yani o fuara infodesk tarzı, hani eski bildik, alışık olduğumuz büyük standartlar açarak değil de belki, kısıtlı bir sayıda katılımla en azından yerinde görüşmeler gerçekleştirmek üzere katılmayı düşünüyoruz, Türk Pavilyonu da var çünkü planlamada. Böyle bir katılım düşünülüyor, ama dediğim gibi o günkü şartlarla da doğrudan orantılı olacak bu, o günkü şartlar el verdiği ölçüde bu gerçekleştirilebilecek” dedi.

HAVELSAN’ın gündeme gelen sanal fuarlarla da ilgilendiğini belirten Nacar, “biz de bu konuda çalışma yapıyoruz. Hatta web sitemize girdiğinizde bir sanal tur var aslında, yani biz aslında yeni yapılan, açılacak olan binamızda da hem fiziksel hem de sanal bir showroom planlıyoruz. Bu showroomda ziyarete gelen, fiziksel olarak buraya gelen heyetlerimizi ağırladığımız gibi, sanal olarak da yurt dışından çeşitli online turlarla bize bağlanan müşterilerimiz sanal gözlükle 3 boyutlu olarak burayı deneyimleyebilecek, dokunabilecek, görselleri 3 boyutlu olarak görebilecek ve personelimiz de orada canlı olarak anlatımlarda bulunacak, tıpkı fuar görüşmelerinde olduğu gibi bir canlı ortamı aslında sanal ortama taşıma gibi bir hedefimiz var. Yılın belli günlerinde, belli ülkelerde fuar yapma değil de, aslında 365 gün fuar yapma imkanını potansiyelini buraya getirmiş oluyoruz ve bunu da sanal gözlüklerle, sanal teknolojiyle, AR, VR teknolojisiyle yapmayı düşünüyoruz” dedi.

Koronavirüs pandeminin HAVELSAN üzerinde olumsuz etkilesi hakkında bir soruya ise Nacar, “Pandemiden etkilenmeye gelince herkes olduğu kadar biz de etkilendik, ama bu etkilenme biraz bizim hani çalıştığımız projelerin sivil ayağı da olduğu için uzaktan çalışmaya daha elverişli dolayısıyla, yazılım geliştirme, bir laboratuvar ortamında bir üretim hangarında, holünde çalışma gerektirmediği sürece mümkün olduğu kadar uzaktan çalışmaya yönlendirdik personelimizi. Pandemiden dolayı kaybettiğimiz açıkçası proje olmadı, ama ertelenen işlerimiz oldu. Hani mücbir sebep dolayısıyla görüşemediğimiz, imzalayamadığımız işler olduğu gibi, takvimi devam eden projelerde bazı gecikmelerimiz de doğal olarak. Ama bunlar tolere edilmeyecek kadar büyük gecikmeler değil” dedi.

ORSA Projesinin durumunun netleşmesi için sorulan bir soruya Nacar, “ORSA daha henüz projelendirmesi devam eden bir süreç, başlamış bir süreç, ama daha henüz başlamış bir proje yok yani proje çalışmaları devam ediyor sadece şu anda” yanıtı verdi.

HAVELSAN’ın Siber güvenlik alanındaki çalışmaları ve Pandemi sürecinde yaratılan farka ilişkin soruya  Navar, “Siber güvenlik çalışmalarımız olduğu gibi aslında devam ediyor. Özellikle SİSATEM’i sordunuz Siber Operasyon Merkezi aslında orası. Bu bizimle anlaşmalı bazı kurumlara siber güvenlik hizmeti veriliyor burada siber saldırılara karşı onların güçlendirilmesi, bunun gözlenmesi, raporlanması gibi. Bu pandemi sürecinde çok fazla bir değişiklik olmadı, ama biz siber güvenlik alanında yapmış olduğumuz işlerin yeni işlere gelince siber olgunluk seviyelerini artık kurumların oluşturmaya başladık bizimle iş birliği yapan, çalışan kurumların. Siber olgunluk seviyesiyle ilgili bir sertifikalandırma gibi diyebileceğimiz bir çalışmalar yürütüyoruz. Bunun haricinde siber güvenlik kümelenmesinde çeşitli görevlerimiz var, bu yeni kurulan bir küme. Yaklaşık 100-150 civarında bir firma burada KOBİ firması faaliyet gösteriyor. Onlara tabi sektörün önde gelen firmaları olarak biz ve diğer kardeş firmamız birlikte öncülük yapmaya çalışıyoruz. Siber güvenliğin geleceği bizim açımızdan birde bu Milli Muharip Projesi önemli orada platform siber güvenliği konularına girdik, giriyoruz. Özellikle savunma sektörü için önemli bir alan olduğunu düşünüyoruz. Siber güvenlik çünkü biliyorsunuz sadece bir IT siber güvenliği değil, IT cihazlarıyla olan bir şey değil, aynı zamanda kullandığınız bir telsizin de siber güvenliği olmak zorunda. Kullandığınız bir lazerin de bir efendim kodunda veya bir başka alt sisteminde siber güvenliğini düşünmek zorundasınız. Bu alanlarda savunma sanayi alanında fark oluşturacak yeni projelere girmeyi planlıyoruz önümüzdeki dönemde” yanıtı verdi.

HAVELSAN’ın 5G çalışmalarına ilişkin bir soruya ise Nacar, “Öncelikle pandemiden etkilenen proje var mı sorusu sorulmuştu? Etkilenen projemiz bu işte. Normalde bu yılsonu itibariyle tamamlanacaktı bu proje, Mart ayına sarkmış oldu bu projenin takvimi pandemi dolayısıyla 5G projesi. Aslında HAVELSAN, telekom alanında faaliyet gösteren sektör anlamında bir firma değil, ama biz yazılım sektöründeyiz ve artık telekom, teknoloji, IT hepsi birbirine yaklaşıyor. Dolayısıyla, bu teknolojiler birbirine yaklaşıyor. HAVELSAN’ın da IT altyapısıyla çünkü bu 5G demek aslında yazılım tabanlı network demek, yani yazılım tabanlı GSM bir noktada demek veri taşıma demek” yanıtı verdi.

HAVELSAN’ın Defence 100’de yer alması ve savunma – sivil ayrımına göre ciroda ağırlıkların yönüne ilişkin bir soruya ise Nacar şu yanıtı verdi: “Umarız ki o oranlar aşağıya inerken HAVELSAN’ın sıralaması daha yukarıya çıkar. Şunu demek istedim aslında: Hani bizim ciromuz artar, fakat bunun sivil olan yüzdesi de orada artmış olur, biz de sıralamada daha yukarıya. Hem savunmaya daha çok iş yapmış oluruz savunma alanına, hem de sivil alana.”

Military Big Data’dan gelen “HAVELSAN dediğimizde geleceği konuşuyoruz, yapay zekadan, büyük veriden bahsediyoruz, siber güvenlik diyoruz, simülasyon, komuta kontrol yazılımları, hep geleceği konuşuyoruz. Ve geçtiğimiz süreçte sizin yönetimde olduğunuz HAVELSAN’ın hem kendisi, hem de orada geleceği şekillendirenlerin arasında yer almak üzere, onların tecrübelerinden faydalanmak üzere, gözlemlemek üzere bir Silikon Vadisi yatırım oldu Quantum3D. Bu yeni dönemde Quantum 3D ile ilgili bir strateji var mı ya da Quantum 3D’ye benzer Silikon Vadisinin başka versiyonlarında yeni yatırımlar düşünülüyor mu? Quantum3D’nin global pazarlamada kullanılması gibi bir strateji mevcut mu, olacak mı? Tabii ki korona dönemi birçok şeyi değiştirdi, bütün planlar alt-üst oldu. Ama önümüzdeki dönemde ne gibi stratejiler bizi bekliyor?” sorusuna Nacar şöyle yanıt verdi; “Bizi çok yakından takip ediyorsunuz, teşekkür ederim öncelikle.

Quantum3D beş yıl kadar önce yapılmış bir yatırım, belki dört yıl, tam net hatırlayamıyorum tarihini. Silikon Vadisinde özellikle simülatör alanında bir yatırım olarak yapılmış, yazılım yatırımı. Bu tabii Quantum3D transferinden sonra Amerika’da Silikon Vadisinde çeşitli işler yapılmaya çalışıldı, modeller denendi. Bunlardan bir kaçı şunlar: Yani mevcut HAVELSAN ürünleri Quantum üzerinden gerek Amerika pazarına, gerekse de Amerika’nın etki ettiği pazarlara satılabilir mi diye. Bu konuda iş geliştirme faaliyetleri yapıldı. Yine simülatör alanında Amerika’daki sektöre daha yakın olup onlarla daha fazla iş birliği yapabilir miyiz, bunlar denendi, yapıldı. Bu anlamda Kanada’da bir proje yapıldı, işte Suudi Arabistan’da bir simülatör projesine girildi.

Bu anlamda özellikle Quantum3D’nin yeni teknolojilere adaptasyonu önemli oluyor. Simülatör alanında bir AR, VR yönelimi var uçuş simülatörlerinde. Zaten biz bu ana teknolojiyi HAVELSAN’da geliştiriyoruz. Bu geliştirdiğimiz teknolojiyi artık transfer etmek kalıyor geriye. Buradaki mühendislik ekibimiz oradan daha güçlü, orada daha az sayıda, kısıtlı, özelleşmiş bir ekiple çalışıyoruz. Tamamlayıcı olarak düşünüyoruz Quantum3D’yi. Hem bizim teknoloji transferi yaptığımız, yapacağımız bir kapı, hem de oradan buraya gelecek teknolojiler veya firmalarla, o pazardaki firmalarla, çünkü dünyanın bu alandaki yarıdan fazla işini sadece ABD sağlıyor, yapıyor. Dolayısıyla oralarda da iş yapabilme kapasitesi oluşmaya başladı, bu önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir. Yani Quantum 3D devam ediyor şu anda ve AR, VR teknolojileri başta olmak üzere bizim paraşüt simülatörü, başka simülatör projelerimizin de pazarlandığı bir alan olmaya devam ediyor.”

MİLDEN özelinde HAVELSAN’ın aldığı rollere ilişkin bir proje sorusuna ise Nacar, “HAVELSAN birçok göreve talip orada özellikle mühendislik simülatörü başta olmak üzere. Bu tabii komuta kontrol anlamında da orada yapılacak işler var. Özellikle denizaltı modernizasyonunda HAVELSAN daha önceki projelerde görev aldı, yeni tip denizaltı projesinde görev alıyor, bütün bunları bir arada düşünürsek aslında o projede HAVELSAN’ın yapacağı çok iş var” yanıtı verdi.

Buy now